18/2/2007 · Kategori: erkek
Akşam yemeğinde konuşmuyor, televizyonun karşısında tek kelime etmeden
oturuyor. Neden? Neden erkekler konuşmazlar? Merak edenler için işte
size cevaplar...
Konuşmak isteyen bir kadın ve suskunluğa gömülen bir erkek... Bu çift
size pek yabancı gelmiyordur herhalde. Kadın erkek ilişkilerinin
çoğunda durum aynıdır, hatta o kadar aynıdır ki, kadının erkekten çok
daha fazla konuştuğu saptaması bilimsel araştırmalara bile konu
olmuştur.
Doğaları böyle
Buna göre bir kadının ağzından günde 23 bin kelime çıkarken, erkeğin
ağzından en iyi ihtimalle bunun yarısı kadar kelime çıkar. Dolayısıyla
birlikte olduğunuz erkeğin az konuşmasına, özellikle de kritik
durumlarda sessiz kalmayı tercih etmesine aranızdaki bir sorun olarak
değil, erkek doğasının bir parçası olarak görseniz iyi olur.
Neden erkekler konuşmazlar, neden futbol dışında hiçbir konuda yorum
yapmazlar? İşte cevaplardan bazıları...
Zamanlamaları farklı
İşten eve yorgun argın dönen bir kadın oturup gününün nasıl geçtiğiyle
ilgili sohbet etmeyi bir yorgunluk olarak görmez. Oysa erkek o esnada
tek bir kelime etmeyi bile büyük bir külfet sayar. Yani kadınla
erkeğin sohbet konusundaki zamanlaması farklıdır. Aynı şey kavgalar
için de geçerli... Kadın olayı patlak verdiği yerde ve zamanda çözmek
ister, bunun tek yolunun ise konuşmak olduğunu düşünür. Oysa erkek
olayın üzerinden vakit geçmesini, yani ateşin küllenmesini beklemeyi
tercih eder.
Büyütmemek için
Burada kötü olay derken kastettiğimiz, sadece kadınla erkek arasındaki
tartışmalar değil. Örneğin, ikisi birden trafikteyken öndeki arabanın
sürücüsünün abuk sabuk bir hareketine aynı derecede sinirlenseler de
kadın o adama iki saat söylenir, oysa erkek bir küfür sallayıp bir
daha lafını bile etmez. Erkek böyle bir durumda, kadının her şeyi ne
kadar büyüttüğünü bildiği için, kendini bir denge unsuru olarak görür
ve sessiz kalarak yatıştırıcı etki yaratmak ister.
Rolleri gereği
Erkeklere küçük yaştan itibaren "erkek adamın" az ve öz konuşması
gerektiği öğretilir ve bilinçaltına işleyen bu öğreti çoğu erkeği
ileri yaşlarda suskunluğa iter. Erkeğin toplumsal rolünde "karı gibi
konuşup karı gibi gülmeye" yer yoktur. O her zaman soğukkanlı ve
kontrollü olmak, sorunlar karşısında tepeden bakan bir tavır takınmak
zorundadır.
Fırsat verilmediği için
Biz kadınlar konuşma konusundaki önceliği hiç kimseye kaptırmak, lafı
kimseye bırakmak istemeyiz. Bu da karşımızdaki erkeklerin zaman zaman
duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi isteyip de buna fırsat
bulamamalarına neden olur. Aceleci davranmak, bir kadının yapabileceği
en büyük hatadır.
Sözleri yoktur
Bazen ise durum bu kadar alengirli değildir, işten eve gelen erkek
"Günün nasıl geçti canım?" sorusuna "iyi" diye cevap verir ve bunun
anlamı gününün iyi geçtiğinden başka bir şey değildir. Onun zaten çok
iyi bildiğiniz iş hayatındaki sıradan bir günü anlatmayı gereksiz
bulur. Yani erkeğin her susuşunun altında bir mana aramak çok anlamsız
ve ayrıca paranoyakça bir tutum...
Erkeklerin ağzından, kadınların yarısı kadar kelime çıkar. Bu onların
tabiatında var.
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!
6/2/2007 · Kategori: erkek
Erkekler çevremizde sürekli varolan ama anlayamadığımız evrensel bir
dil kullanıyor. Zaman zaman bizi zorlayan "Erkekçe", sözcükler değil
bakışlar, mimikler ve jestler üzerine kurulu. Peki, bu dili bilmek ne
işimize yarayacak?
Bir lisan bir insandır" derler. İnsanlık
kapasitemizi genişletmek için hepimiz en azından bir yabancı dili
konuşmaya gayret ediyor, birini biliyorsak hemen ikincisini öğrenmeye
başlıyoruz. Kısacası, dil öğrenmek hepimiz için kendimizi geliştirmenin
ilk koşullarından biri.
Erkekçeyi kadıncaya tercüme edin
Farklı
milletlere ait bütün yabancı dillerden başka bir lisan daha var ki, biz
kadınlara hem çok yakın, hem de çok uzak: Erkekçe. Bu dili hangi
milletin konuştuğunu hemen anlamışsınızdır. Çevremizde sürekli varolan
ama genelde anlayamadığımız evrensel bir dil bu. Sözcükler üzerine
değil, bakışlar, mimikler ve jestler üzerine kurulu. Peki, bu dili
bilmek ne işimize yarayacak dersiniz? Dil, iletişimin en önemli aracı
olduğuna göre "Erkekçe"yi öğrenerek erkeklerle çok daha kolay iletişim
kurmamız, hangi davranışlarının ne anlama geldiğini keşfederek onlara
daha yakın olmamız mümkün.
Ayrıca farklı karakterlerde
erkeklerin kendilerine has jestleri olduğu da kesin. Onlarla ilgili
belli hedeflerimiz varsa unutmayalım ki, amaca giden yol araçtan
geçiyor, işte, belli başlı 10 erkek tipi ve verdikleri sinyallerle bize
anlatmak istedikleri...
Bay Sadık
Sinyal: Basını hafif yana ve aşağıya eğerek bakıyor.
Anlamı:
Kahverengi gözleriyle attığı ceylan bakışıyla sizi kıvama getirmek
niyetinde... Bu jesti aynada uzun süre çalıştığından emin
olabilirsiniz. Duruşu kırılganlığını, teslim oluşunu ve size
güvendiğini gösteriyor. Aynı güveni sizden de beklediğini ve sadık bir
partner olacağını anlatmak istiyor. Duygularınızı ifade etmek için
yanıp tutuşuyorsanız, buyrun ama ateşli geceler için gereken
dayanıklılığı onda bulamayabilirsiniz.
Bay Züppe
Sinyal: Parmaklarını durmadan saçlarının arasından geçiriyor.
Anlamı:
Önceden planladığı ve sizi etkilemek için acımasızca uyguladığı bir
taktik... Bir kadında dudaklarını yalama, göz süzme ya da kırıtma ne
anlama geliyorsa Bay Züppe'de de saçlarıyla oynamak aynı anlama gelir.
Ona bir iyilik yapın ve ne olursa olsun egosunu yüceltin yoksa bunu
anında bir başka kadın yapar.
Bay Koruyucu
Sinyal: Omuzlarını kabadayı gibi kaldırıp hafifçe öne doğru eğilerek yürüyor.
Anlamı:
Onu nasıl böyle büyülediniz bilemem ama koruma içgüdüsünü harekete
geçirdiğiniz kesin. Bu maço karakter, sizi kanatlarının altına almak ve
seksi bir kadının tek sahibi olduğunu çevresine göstermek istiyor.
Sizinle ilgilendiği belli ama çevrenize duvar ören tutumunu ne kadar
ileri götüreceği ve bunun ne kadar hoşunuza gideceği tartışma konusu...
Bay Kafası Dağınık
Sinyal: Sürekli cep telefonuna ya da sigara paketine saldırıyor.
Anlamı:
Start verildi. Bakıştınız ve hatta birbirinize gülümsediniz ama bir
türlü gerisi gelmiyor. Yanınıza gelmek yerine durmadan telefonla bir
yerleri arıyor, sigara üstüne sigara içiyor. Paniğe kapılmayın. Bu,
sizden etkilenmediği değil, sadece atacağı adımları planladığı anlamına
geliyor. Kararlı olup ilk adımı siz atın. Hamleniz onu da harekete
geçirecektir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::