18/3/2007 · Kategori: hikayeler
kahrolası bir SEVDAA!....
karanlık gecelerin kabus dolu gözlerinde avuttum kendimi.ve sensizligin en
karanlık sabahında gördüm acı gerçegi.kahrolası bir sevda işte
benimki.bilmedin sessizligin bile nasıl güzel geldigini....ve bilmedin asıl
aşkın soluk yüzünde karşıladıgını beni.hani tutkuydu seninki.acımasız bir
hayatın bir güneş doguşunda bulduşken seni...bu nasıl bir tutku ey
sevgili!kuşların üzerimden geçmeye korktugu bir insanım şimdi.sahil boyunca
koşarak haykırırken sevdigimi sen nerdeydin eyyy sevgili.bu bendeki
kahrolası bir sevda şimdi!senin bilmedigin degil,bilmezden geldigin bir
acıyım şimdi.yürüdügüm yollara attıgı bıçaklar kesti ben beni..paramparça
oldum,kanar ayaklarım ama hasretim ya sana yürürüm yine o yolda...tam
kavuştum diyorum bu defa kanayan ayaklarımın altında tuzlar...bu nasıl bir
aşkmış ey sevgili.bu kadar çekerken bile mutlu olmak benimki.bu bendeki
kahrolası bir sevda şimdi...kahrolası bir SEVDAA!....
Kalıcı Bağlantı
Yorum (4)
Yorum yaz!
24/2/2007 · Kategori: hikayeler
KÜÇÜK İTFAİYECİ
Anne,
altı yaşındaki lösemiyle savaşan oğluna bakarken dalıp gitmişti. Kalbi,
acı içinde olmasına rağmen, kararlılık duygusunun da etkisini
hissediyordu. Her ebeveyn gibi o da oğlunun büyümesini ve umutlarını
gerçekleştirmesini istemişti. Ama bu, artık mümkün değildi. Löseminin
buna fırsat tanıması olası değildi. Oysa o oğlunun hayallerini
gerçekleştirmesini istiyordu.
"Bob! Büyüyünce ne olmak istediğini hiç düşündün mü? Hayatında neler olmasını dilediğin ve hayal ettiğin oldu mu?" diye sordu.
"Anneciğim, ben büyüyünce hep itfaiyeci olmak istedim".
Anne gülümsedi ve..
Dileğini gerçekleştirebilecek miyiz bir bakalım dedi.
Daha
sonra, Arizona daki itfaiye müdürlüğüne gitti ve orada yüreği en az
Arizona kadar büyük itfaiyeciler ile tanıştı. Onlara oğlunun son
isteğinden söz etti ve oğlunun itfaiye arabasına binip şehirde küçük
bir tur atmasının mümkün olup olmadığını sordu.
Bundan daha iyisini de yapabiliriz. Eğer oğlunuzu Çarşamba sabahı
saat yedide hazır ederseniz, onu o gün şeref konuğu yapar, itfaiyeci
kimliğine büründürürüz. Bizimle itfaiye müdürlüğüne gelir, bizimle
yemek yer, yangın öndürmeye gelir. Hatta bize ölçülerini verirsen, ona
üzerinde Arizona itfaiyecilerinin sarı renk üzerine işlenmiş ambleminin
olduğu gerçek bir itfaiyeci kostümü diktirir, lastik botlary
ısmarlarız. Hepsi Arizona da üretiliyor.
Üç gün sonra, itfaiyeci Bob u aldı, ona elbisesini giydirdi ve
hasta yatağından itfaiye arabasına kadar eşlik etti. Bob, itfaiye
arabasına kuruldu ve müdürlüğe doğru yol almaya başladı. Kendini çok
mutlu hissediyordu. O gün Arizona da tam üç yangın ihbarı olmuştu.
Değişik itfaiye arabalarına, hatta İtfaiye Müdürlüğü nün özel arabasına
da binmişti. Yerel televizyonlar da onu izleyip, çekmişlerdi.
Hayallerinin gerçek olması, gösterilen sevgi ve ilgi, Bob u o kadar
etkilemişti ki, doktorların söylediğinden tam üç ay daha fazla
yaşamıştı. <******>******>
Bir
gece butun ya?am belirtileri dramatik bir şekilde yok olmaya
başlayınca, hiç kimsenin yalnız ölmemesi gerektiğine inanan başhemşire,
aile bireylerini hastaneye cağırdı. Daha sonra Bob un itfaiyede
geçirdiği gunu hatırladı ve itfaiye müdürlüğüne telefon açıp Bob un bu
dunyaya veda ederken yanında, ozel kıyafetleri içinde bir itfaiyecinin
bulundurulmasının mümkün olup olamayacağını sordu.
İtfaiye Müdürü;
Bundan daha iyisini de yapabiliriz.
Beş dakika içinde oradayız. Bana bir iyilik yapar mısınız? Sirenlerin
çaldığını duyduğunuzda, yangın olmadığı anonsunu yaptırabilir misiniz?
Sadece itfaiyecilerin önemli bir meslektaşlarını ziyarete geldiklerini
söyleyiniz ve lütfen onun odasının penceresini açınız diye yanıtladı.
Yaklaşık beş dakika sonra hastaneye çengel ve merdiven taşıyan
kamyonet ulaştı. Merdiveni açtı ve Bob un 3.kattaki odasına doğru
yaklaştı. Tam ondört itfaiyeci Bob un odasına tırmandılar. Annesinin
izniyle onu kucakladılar ve ona onu ne kadar sevdiklerini söylediler.
Ölümle penceleşen Bob itfaiye müdürüne baktı ve;
Efendim ben şimdi gerçekten itfaiyeci miyim? diye sordu.
Bundan şüphen mi var Bob? diye yanıtladı müdür.
Bu kelimelerden sonra Bob gülümsedi ve gözlerini sonsuza dek kapattı.
Belki
unuttunuz, belki hatırlamıyorsunuz, belki de çok duygusuz, çok katı
oldunuz; ama bilin ki "HAYAT, SEVGI VE UMUT SAÇMAKTIR." Sevdiklerinizin
kıymetini bilin ve gerçek sevginizi ortaya koyun..
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
« Önceki ::